Borsa İstanbul’da bilanço beklentileri açıklandı: Bankalarda düşüş, finans dışında güçlü artış
Borsa İstanbul’da 2026 yılı üçüncü çeyrek bilanço beklentileri belli oldu. Matriks Haber’in 19 banka ve aracı kurumun katılımıyla gerçekleştirdiği ankete göre, bankacılık sektöründe net kârın yıllık yüzde 7,6 azalması, finans dışı şirketlerde ise yüzde 149,4 artması bekleniyor. Sektörler arasındaki ayrışma dikkat çekiyor.
Dünya’yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Borsa İstanbul’da üçüncü çeyrek finansal sonuçlar öncesinde şirketlerin kârlılık görünümü netleşmeye başladı. Matriks Haber’in bilanço anketi ve aracı kurum raporları, yüksek finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep ve artan enerji fiyatlarının şirket performansları üzerindeki etkisinin sürdüğünü gösterdi. Rafineri, savunma ve sigortacılık sektörlerinde olumlu beklentiler öne çıkarken, bankacılık, otomotiv ve beyaz eşyada daha temkinli bir tablo ortaya çıktı.
Bankacılık sektöründe net kârın yüzde 7,6 azalması bekleniyor
Matriks Haber’in 19 banka ve aracı kurumun katılımıyla gerçekleştirdiği 2026 yılı üçüncü çeyrek bilanço anketine göre, bankacılık sektörünün toplam net kârında yıllık ve çeyreklik bazda düşüş bekleniyor.
Anket sonuçları, bankaların toplam net kârının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,6, 2026’nın ikinci çeyreğine göre ise yüzde 5,3 gerileyeceğine işaret ediyor.
Finans dışı şirketlerde ise bankacılık sektörünün aksine güçlü bir kâr artışı öngörülüyor. Bu şirketlerin toplam net kârının yıllık bazda yüzde 149,4, önceki çeyreğe göre yüzde 144 artacağı tahmin ediliyor.
En yüksek kâr artışı hangi sektörlerde bekleniyor?
Üçüncü çeyrek bilanço beklentilerinde sektörler arasında belirgin farklılıklar bulunuyor.
Yıllık net kâr artışında yüzde 226,2 ile kimya sektörü ilk sırada yer alıyor. Kimya sektörünü yüzde 46,2 ile sınai endeksi, yüzde 27,6 ile sigortacılık sektörü takip ediyor.
Buna karşılık bazı sektörlerde çift haneli kâr daralması bekleniyor.

Elektrik sektörü, yüzde 60,3’lük tahmini net kâr düşüşüyle en zayıf görünümün beklendiği sektör olarak öne çıkıyor.
Havacılık ve ulaştırmada çeyreklik toparlanma beklentisi
Ulaştırma ve havacılık sektörlerinde yıllık bazda kâr daralması öngörülmesine rağmen önceki çeyreğe göre güçlü bir toparlanma bekleniyor.
Ulaştırma sektöründe yıllık net kârın yüzde 9,2, havacılık sektöründe ise yüzde 6,6 azalacağı tahmin ediliyor.
Bununla birlikte baz etkisinin katkısıyla her iki sektörde de çeyreklik bazda oldukça güçlü bir toparlanma yaşanacağı öngörülüyor.
Aracı kurumlar hangi sektörlerde güçlü bilanço bekliyor?
Matriks Haber’in 11 kurum raporundan derlediği değerlendirmeler, üçüncü çeyrekte şirket kârlılıklarını etkileyen temel unsurları ortaya koydu.
Rapora göre yüksek finansman maliyetleri, iç talepteki zayıflama ve enerji fiyatlarındaki artış şirketlerin finansal performansları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Aracı kurumların değerlendirmelerinde savunma, rafineri ve seçili perakende şirketlerinde görece güçlü operasyonel sonuçlar bekleniyor.
Bankacılık, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde ise temkinli beklentiler ağırlık kazanıyor.
Bankaların kârını hangi faktörler baskılıyor?
Bankacılık sektörüne ilişkin aracı kurum değerlendirmelerinde, üçüncü çeyrekte net kârların önceki çeyreğe göre gerileyeceği yönünde ortak bir beklenti oluştu.
Bu görünümde üç temel unsur öne çıkıyor:
1- Yüksek swap maliyetleri
2- Artan kredi risk maliyeti
3- TÜFE’ye endeksli tahvillerden sağlanan gelirlerin önceki çeyrekteki güçlü katkısının azalması
Aracı kurumların takip ettikleri banka grupları için çeyreklik net kâr daralması tahminleri genel olarak yüzde 2 ile yüzde 10 arasında değişiyor.
Bankaların net faiz marjı ne zaman toparlanabilir?
Bankacılık sektöründe ağustos ayının sonundan itibaren gerilemeye başlayan fonlama maliyetlerinin kredi-mevduat makaslarını desteklediği belirtiliyor.
Ancak aracı kurumlar, fonlama maliyetlerindeki iyileşmenin üçüncü çeyrekte bankaların net faiz marjlarına sınırlı ölçüde yansıdığı görüşünde birleşiyor.
Değerlendirmelere göre net faiz marjlarında daha belirgin bir toparlanmanın 2026 yılının dördüncü çeyreğinde görülmesi bekleniyor.
Buna karşılık takipteki kredilerdeki artış ve karşılık giderleri, bankacılık sektörünün kârlılık görünümü açısından önemli riskler arasında gösteriliyor.
Kaynak: www.dunya.com




