Husilerden Epstein hamlesi: Farklı cephede saldırı! Füze savaşının perde arkasında neler oluyor? Planda neler var? – Hürriyet

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

class=’medyanet-inline-adv’>

Yemen’de İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim, füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla yeniden gündemde. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, dün ülkenin doğu bölgesine fırlatılan üç balistik füzenin imha edildiğini, güneyde tespit edilen dört insansız hava aracının da engellenerek düşürüldüğünü açıkladı. Bölgede askerî hareketlilik sürerken, Husilerin Suudi Arabistan’a karşı yürüttüğü mücadele de farklı boyutlar kazanıyor.

Riyad yönetimini yalnızca askerî saldırılarla değil, siyasi söylemleriyle de hedef alan Husiler, uluslararası gündemdeki tartışmaları kendi lehlerine kullanmaya çalışıyor. Grubun son dönemdeki kampanyasında ise Suudi yönetimiyle ilişkilendirilerek gündeme taşınan, dünya çapında yankı uyandırmış bir isim öne çıktı: Jeffrey Epstein!

EPSTEİN PLANINDA NELER VAR?

New York Times’ta yer alan haberde Husiler, Jeffrey Epstein hakkında yayımlanan belgeleri Suudi Arabistan yönetimine karşı yürüttükleri kampanyanın önemli unsurlarından biri hâline getirdi. Grup, uluslararası kamuoyunda tartışma yaratan dosyaları kullanarak Riyad yönetimini hedef alırken ABD ile Suudi Arabistan arasındaki yakın ilişkileri de eleştirilerinin merkezine yerleştirmiş durumda.

Washington merkezli risk danışmanlık kuruluşu Basha Report’un kurucusu ve Yemen analisti Muhammed el-Beşa’ya göre Husiler, rakiplerinin gündemini yakından takip ediyor ve bu gündemi kendi siyasi amaçları doğrultusunda kullanıyor.

Husi yönetiminin üst düzey isimlerinden Mehdi el-Meşat da Epstein dosyaları üzerinden Suudi yönetimini hedef alan açıklamalarda bulundu. Grubun resmî medya organlarında yayımlanan mesajlar, kısa süre içerisinde farklı sosyal medya hesapları ve içerik üreticileri tarafından da dolaşıma sokuldu. Suudi yetkililer ise Epstein dosyaları üzerinden yöneltilen suçlamalara ilişkin kamuoyuna yansıyan bir yanıt vermedi.

Husilerden Epstein hamlesi: Farklı cephede saldırı Füze savaşının perde arkasında neler oluyor Planda neler var

Fotoğraflar: AP

“DİKKAT ÇEKİCİ OLAN, EPSTEİN DOSYASININ DİNÎ SEMBOLLER ÜZERİNDEN KULLANILMASI”

“Husilerin bu kampanyasını, Suudi Arabistan’a yönelik daha geniş bir siyasi baskı stratejisinin parçası olarak değerlendirmek gerekir” diyen İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, “Riyad yönetimini itibarsızlaştırmak, bu stratejinin önemli bir unsuru. Bunun üzerinden Suudi Arabistan’ın bölgesel konumunu, dış ilişkilerinin kamuoyundaki karşılığını ve Yemen’deki mücadeleyi gerekçelendirme biçimini de hedef alıyorlar” dedi.

Ancak uzman isim “Burada özellikle dikkat çekici olan, Epstein dosyasının dinî semboller üzerinden kullanılması” diyerek önemli detaylara dikkat çekti:

— New York Times’taki haberde, Kâbe örtüsüne ait parçaların Epstein’a gönderildiğine ilişkin haberlerin Husi söylemine taşındığı aktarılıyor. Bunun zamanlaması da önemli. Suudi Arabistan’ın Husileri Mekke’yi hedef almakla suçladığı, Husilerin ise bu suçlamayı reddettiği bir ortamda aynı konu Riyad’a karşı kullanılıyor. Dolayısıyla Husiler, kendilerine yöneltilen suçlamayı karşı tarafa çevirerek kutsal mekânların korunması konusunda Suudi yönetiminin meşruiyetini tartışmaya açmaya çalışıyor.

— Bu söylem, birkaç farklı kazanım arayışına hizmet ediyor. Öncelikle Husiler, kendi tabanlarını ortak bir dış tehdit etrafında tutmak istiyor. Yemen’de ekonomik koşulların ağırlaştığı, savaşın yeniden genişlediği bir dönemde toplumsal hoşnutsuzluğun dışarıya yönlendirilmesi hareket açısından işlevsel olabilir. Nitekim son gerilim öncesinde de Suudi Arabistan’ı ekonomik sorunların sorumlusu olarak gösteren söylemin ve seferberlik çağrılarının arttığı görülüyor. Bu kampanya aynı zamanda Husilerin, Yemen’in geleceğine ilişkin görüşmelerde mutlaka hesaba katılması gereken bir aktör olduğu iddiasını besleyebilir.

Husilerden Epstein hamlesi: Farklı cephede saldırı Füze savaşının perde arkasında neler oluyor Planda neler var

“SUUDİ YÖNETİMİNİ ABD VE İSRAİL’LE AYNI SİYASİ VE AHLAKİ ÇERÇEVEYE YERLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

“İkinci olarak, Suudi yönetimini ABD ve İsrail’le aynı siyasi ve ahlaki çerçeveye yerleştirmeye çalışıyorlar” diyen Toğa, “Bu anlatıda Riyad’ın Batı’yla ilişkileri, ülkenin güvenlik ve ekonomik çıkarları üzerinden değil, yönetici seçkinler arasındaki sorunlu ilişkilerin uzantısı olarak sunuluyor. Böylece Husiler, Suudi Arabistan’la mücadelelerini daha geniş bir bölgesel mücadeleye bağlayabiliyor. Ancak belgelerdeki temas kayıtlarını veya bir eşya gönderimine ilişkin bilgileri kendiliğinden suç ortaklığının kanıtı gibi değerlendirmemek gerekir. Kampanyanın kurduğu bağlantılarla belgelerin gerçekten ortaya koyduğu hususlar ayrı ayrı incelenmeli” ifadelerini kullandı.

“ABD-Suudi Arabistan ilişkileri bakımından olası etki ise daha dolaylı. Böyle bir kampanya, Riyad’a verilen desteğin kamuoyunda savunulmasını zorlaştırabilir ve mevcut eleştirilerin dolaşımını artırabilir” diyen Toğa, şöyle devam etti:

“Fakat güvenlik, enerji ve yatırım çıkarları üzerine kurulmuş bir ilişkinin bu nedenle çözüleceğini öngörmek için yeterli dayanak yok. Washington ile Riyad arasındaki askerî destek tartışmaları da ayrıca değerlendirilmeli. Bu tartışmaları doğrudan Epstein kampanyasının sonucu olarak açıklayamayız. Husiler açısından daha ulaşılabilir kazanım, Riyad’ın itibarını aşındırmak, karşılarındaki bölgesel desteğin siyasi maliyetini artırmak ve askerî baskıyı müzakere avantajına çevirmek. Bunun sınırları da var. Kampanya, özellikle sivil kayıplara yol açan saldırılarla birlikte yürütüldüğünde Suudi Arabistan’la dayanışmayı güçlendirebilir. Dolayısıyla Husilerin elde ettiği görünürlük ile kalıcı stratejik kazanım arasında doğrudan bir eşitlik kurmamak gerekir.”

Husilerden Epstein hamlesi: Farklı cephede saldırı Füze savaşının perde arkasında neler oluyor Planda neler var

VİDEOLARLARLA HEDEF ALIYORLAR

Husilerin kampanyasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman da öne çıkan isimlerden biri. Grup, veliaht prensin siyasi imajını zedelemeyi amaçlayan müzik videoları, mizahi içerikler ve kısa dramatik yapımlar yayımlıyor.

Bu içeriklerin dikkat çeken örneklerinden biri, Yemenli komedyen Mustafa al-Momari tarafından hazırlanan videolar oldu. Daha önce Husileri eleştirdiği gerekçesiyle hapse atılan ve 2023 yılında serbest bırakılan al-Momari, son dönemde Suudi yönetimini hedef alan içerikler üretmeye başladı. Bu değişimin arkasındaki nedenler ve herhangi bir baskı altında olup olmadığı ise netlik kazanmış değil.

Temmuz ayında yayımlanan bir müzik videosunda al-Momari, Muhammed bin Selman’ı canlandırdı. Videoda Husi saldırılarından endişe duyan bir veliaht prens portresi çizilirken hikâye, prensin sarayında yakalanmasıyla sona erdi. Söz konusu video 300 binden fazla izlenme aldı. Husilerin bu tür içeriklerle hedeflediği, siyasi mesajlarını resmî açıklamaların ötesine taşıyarak daha geniş kitlelere ulaştırmak.

İKİ KİŞİLİK EKİPTEN GENİŞ MEDYA AĞINA

Yine New York Times’taki habere göre Husilerin iletişim faaliyetleri, yalnızca sosyal medya paylaşımlarından oluşmuyor. Grubun televizyon kanalları, internet siteleri, radyo yayınları, gazeteleri, e-posta kampanyaları ve resmî ya da gayriresmî sosyal medya hesaplarından oluşan geniş bir ağı bulunuyor.

Yemen’deki gelişmeleri 20 yılı aşkın süredir takip eden analist Muhammed el-Beşa, grubun iletişim kapasitesinin zaman içinde önemli ölçüde geliştiğini belirtti. El-Beşa’ya göre başlangıçta küçük bir ekip tarafından yürütülen çalışmalar, bugün farklı mecralarda eş zamanlı içerik üreten organize bir medya sistemine dönüştü.

Bu sistemin önemli parçalarından biri de grupla aynı ideolojik çizgide bulunan içerik üreticileri. Müzisyenler, komedyenler ve sosyal medya fenomenleri, Husi yönetiminin mesajlarını farklı biçimlerde yeniden dolaşıma sokuyor. Böylece siyasi açıklamalar şarkılara, kısa videolara ve mizahi içeriklere dönüştürülerek farklı kitlelere ulaştırılıyor.

Husilerden Epstein hamlesi: Farklı cephede saldırı Füze savaşının perde arkasında neler oluyor Planda neler var

ZÂMİL GELENEĞİNDEN SOSYAL MEDYA KAMPANYALARINA

Peki tüm bu yöntemler, askerî kapasitenin ötesinde bir etki alanı oluşturma ve bölgesel kamuoyunu şekillendirme stratejisine mi işaret ediyor? İran’la bağlantılı aktörlerin benzer propaganda yöntemleriyle birlikte değerlendirildiğinde, bu iletişim ağı bölgedeki güç mücadelesinin seyrini nasıl etkileyebilir?

Bu soruma “Tüm bunlar Husilerin askerî kapasitelerinin ötesinde bir siyasi etki oluşturmak istediğini gösteriyor. Füze ve İHA saldırılarıyla üretilen baskının nasıl algılanacağı, nasıl gerekçelendirileceği ve hangi siyasi sonuca bağlanacağı da mücadelenin bir parçası. Müzik videoları, mizah ve sosyal medya içerikleri bu noktada devreye giriyor” cevabını veren Toğa, şu yorumda bulundu:

— Bunun Yemen’e özgü bir toplumsal zemini de var. Husiler, geleneksel şiir ve toplu söyleyiş biçimi olan zâmili uzun süredir propaganda ve seferberlik amacıyla kullanıyor. Televizyon, radyo ve sosyal medya üzerinden farklı kesimlere farklı biçimlerde sesleniyorlar. Dolayısıyla burada son dönemde ortaya çıkmış, yalnızca birkaç başarılı videodan oluşan bir faaliyetten söz etmiyoruz. Yerel kültürel araçların zaman içinde daha geniş bir medya düzenine uyarlanması söz konusu.

— Mizahın işlevi özellikle önemli. Bir lideri korkmuş, çaresiz veya gelişmeleri kontrol edemeyen biri olarak göstermek, o liderin güçlü yönetici imajını aşındırmaya elverişlidir. Ayrıca siyasi mesaj, eğlence içeriğinin içinde dolaşıma girdiğinde, normalde resmî bir Husi açıklamasını takip etmeyecek insanlara da ulaşabilir. Ancak içeriğin paylaşılması, paylaşan herkesin Husilerin ideolojisini veya siyasi hedeflerini benimsediği anlamına gelmez. Bir aktöre duyulan tepkiyle onun rakibine verilen destek her zaman aynı şey değildir.

— Bu iletişimin kurumsal bir boyutu da bulunuyor. Sana’a Center’ın 2026 tarihli araştırması, Husi yanlısı dijital ortamda üst düzey isimlerin daha ölçülü mesajlar verdiği, etkili hesapların bunları yaygınlaştırdığı, anonim hesapların ise daha sert ve komplo içerikli söylemleri dolaşıma soktuğu katmanlı bir yapı tarif ediyor. Araştırmanın insani yardım çalışanlarını hedef alan kampanyalarda gösterdiği bu düzen, iletişimin dış rakiplerle mücadelenin yanında içeride kontrol kurmak için de kullanılabildiğini ortaya koyuyor.

Husilerden Epstein hamlesi: Farklı cephede saldırı Füze savaşının perde arkasında neler oluyor Planda neler var

TAHRAN’DAN MI YÖNETİLİYOR, ORTAK YÖNTEMLER Mİ KULLANILIYOR?

Konunun İran’la bağlantılı aktörlerle birlikte değerlendirildiğinde “Ortak söylemlerin yanında bir tecrübe aktarımı da görüyoruz. Hizbullah’ın El-Mesire kanalının kuruluşuna ve çalışanlarının yetişmesine verdiği desteğe ilişkin araştırmalar bunun somut örneklerinden biri” diyen Oral Toğa, şu ifadeleri kullandı:

“Bu ilişkiler, mesajların farklı ülkelerdeki kanallar üzerinden yayılmasını ve birbirini güçlendirmesini kolaylaştırabilir. Bununla birlikte, benzer mesajların kullanılması her kampanyanın Tahran’dan yönetildiğini kanıtlamaz. Özellikle Epstein kampanyası bakımından böyle bir merkezi yönlendirmeyi doğrulayan veri ortaya konulmuş değil. Husilerin Yemen’deki iktidar mücadelesi ve kendi pazarlık hedefleri ayrıca hesaba katılmalı.” 

SUUDİ ARABİSTAN’IN YEMEN’DEKİ GEÇMİŞİ DE HEDEFTE

Husilerin Suudi Arabistan’a karşı yürüttüğü kampanyanın bir diğer önemli ayağını, Yemen’de yıllardır devam eden savaş oluşturuyor. Suudi Arabistan, 2015 yılında uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini desteklemek amacıyla Husilere karşı yürütülen askerî koalisyona öncülük etmişti. Yıllar süren çatışmalar, hava saldırıları ve ekonomik çöküş, ülkede ağır bir insani krize yol açtı.

Husiler, savaşın neden olduğu yıkımı ve sivil kayıpları Suudi yönetimine yönelik eleştirilerinde sık sık gündeme getiriyor. Grup, bu söylem üzerinden kendisini dış müdahalelere karşı mücadele eden bir hareket olarak konumlandırmaya çalışıyor.

Geçtiğimiz ay Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ın New York’ta bir aktivistin eleştirilerine maruz kaldığı görüntüler de Husi çevrelerinde paylaşıldı. Husi sözcüsü Ameel Hayyan, görüntüleri sosyal medya hesabından yayımlayarak Riyad yönetimini Yemen’deki askerî faaliyetleri nedeniyle hedef aldı.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr

By admin