İnsanoğlunun en büyük yanılgısı, içinde bulunduğu durumun ezeli ve ebedi olduğuna inanması, bu sanrıya göre düşünüp pozisyon alması.
Oysa her şeyin bir ömrü var.
Atlantik ötesinin, İkinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere’den liderliği almasıyla tesis edilen “yeni dünya düzeni” de uzatmaları geride bırakalı epeyce oldu.
Sistemi sıfırlama, yeni bir başlangıç yapma amacıyla sahnelenen pandemi tiyatrosu da istenilen netlikte bir sonuç vermedi. Dahası bu müdahale, mutlak merkezileşme arzu eden küreselcilerin hiç de arzu etmediği sonuçlar doğurdu. Ortaya imkânsız görülen ittifaklar çıktı, yeni kutuplar oluştu.
Avrupa’daki sokak olaylarında ve öngörülemez seçim sonuçlarında kendisini gösteren siyasetsizleştirme (depolitizasyon) süreci de bu kaosun ilk belirtilerinden.
Rusya Devlet Başkanı Putin’in ABD’li milyarder Elon Musk’la işbirliği yaptığı, Mahmut Abbas’ın Güney Kıbrıs’a gidip Rum Yönetimi’yle temas kurduğu, Ermenistan’ın Zengezur koridoruna onay verdiği, İsrail’in kendine Müslüman müttefikler bulduğu bir konjonktürden geçiyoruz.
Toplumsal değerlerden uluslararası ilişkilere, ekonomik kabullerden üretim ilişkilerine kadar katı olan ne varsa buharlaşıyor.
Bu buharlaşma karşısında ise pek çok siyasi aktör, toplumsal kayıtsızlığın ve bireyselleşmenin ürünü olan hareketlilikleri, değişimleri ve ortaya çıkan belirsizliği hâlâ eski dünyanın kodlarıyla okuma hatasını sürdürüyor.
Düşünün, Fransa’da sokakları yakıp yıkan, işyerlerini yağmalayan kalabalıklara bakıp Paris Komünü’nden bahsedenler bile var.
Ufukta görünen ise, dengenin son 80 yılın egemenlerinin lehine oluşacağını düşünen ve buna göre pozisyon alanların fena kaybedeceği.
Zira küreselleşmenin muktedirler aleyhine en belirgin yan etkisi, asimetrik güç ilişkilerini keskinleştirmesi oldu. Güçlü olanın daha da güçlenmesi beklenirken, kaybedecek çok şeyi olmayanların manevra alanı beklenmedik ölçüde genişledi.
Felç olmuş bir dünyada, konforundan azıcık bile feragat etmeyi göze alamayan müreffeh devletler karşısında taş devrine dönmeyi göze alabilenler çok daha avantajlı olacak.
Bekasını siyonizmin dümen suyundaki küreselcilere endeksleyenlere şimdiden geçmiş olsun.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Kaynak: www.sabah.com.tr