ABD’de kritik seçim! Kongre Trump’ı frenler mi? F-35’ler ne olur? Uzmanlar yanıtladı – Hürriyet

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

class=’medyanet-inline-adv’>

ABD ara seçimler için sandık başına gitti. Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ve 100 sandalyeli Senato’daki 35 sandalye için oy kullanıldı. Sandıktan çıkacak sonuç, iki yıllık görev süresi kalan Trump’ın manevra alanını belirleyecek.

Kongre’nin yasama ve denetim yetkileri, seçimleri Ankara açısından da önemli kılıyor. KAAN’a motor satışında Kongre aşaması geride kalırken, Trump’ın olumlu yaklaştığı F-35 ve CAATSA başlıklarında ise müzakereler devam ediyor.

Peki, Kongre’de dengelerin değişmesi Türkiye ile savunma iş birliğini nasıl etkiler? Trump yönetiminin Rusya politikası rota değiştirir mi?

Kırıkkale Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan, sandıktan çıkacak sonucun ardından Kongre’nin önceliğinin yeni yaptırımlardan ziyade Trump’ın muafiyet yetkilerini frenlemek olacağını kaydetti.

Haberin Devamı

class=’medyanet-inline-adv’>

Türk-Amerikan Siyasi Eylem Komitesi (NATOPAC) Başkanı avukat Erol Gülistan, Washington’da iki farklı tablonun bulunduğunu belirterek, Kongre’nin karar süreçlerindeki önemine dikkat çekti.

WASHINGTON’DA İKİ FARKLI TABLO

Ankara’nın Beyaz Saray ile yakaladığı olumlu ivmenin tek başına yetmeyeceğini vurgulayan Erol Gülistan, bu güçlü konumun kalıcı sonuç vermesi için Kongre’de her iki partinin de desteğinin kazanılması gerektiğini belirtti:

“Washington’da bugün iki ayrı tablo görüyorum. Beyaz Saray düzeyinde Türkiye-ABD ilişkilerinde son yıllara kıyasla oldukça olumlu bir hava hakim. Başkan Trump’ın Türkiye ile ilişkileri geliştirme, CAATSA yaptırımlarını kaldırma ve F-35 meselesini çözme yönünde ortaya koyduğu siyasi irade önemli bir gelişme. Kongre’de ise tablo daha temkinli. Özellikle S-400 konusu, Türkiye’nin yeniden F-35 programına dahil edilmesinin önündeki en önemli siyasi ve hukuki engel olmaya devam ediyor. Bu nedenle Ankara’nın Beyaz Saray’daki güçlü konumunun Kongre’de de kalıcı ve iki partili bir desteğe dönüştürülmesi gerekiyor.”

ABDde kritik seçim Kongre Trump’ı frenler mi F-35ler ne olur Uzmanlar yanıtladı

Haberin Devamı

class=’medyanet-inline-adv’>

Jeopolitik risklerin Türkiye’nin vazgeçilmezliğini Washington’a bir kez daha hatırlattığını belirten Gülistan, “İran ve bölgedeki gelişmeler de Türkiye’nin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye NATO üyesi olması, Karadeniz’deki konumu, Rusya ve Ukrayna ile ilişkileri ile İran’la olan sınırı nedeniyle Washington açısından göz ardı edilemeyecek bir ülke. Washington, Ankara’nın her politikasına katılmasa bile Türkiye’nin bölgedeki ağırlığının farkında” ifadelerini kullandı.

‘ARTIK YENİ BİR JENERASYONA İHTİYAÇ VAR’

Gülistan, yıl boyu Kongre ile temas halinde olacak genç ve dinamik kadroların devreye girmesi gerektiğini belirtti: ”Washington’da artık yeni bir jenerasyona ihtiyaç duyuluyor. Amerikan siyasetini, Kongre’yi, medyayı ve yeni nesil siyasi iletişimi bilen; yetenekli, enerjik ve sonuç odaklı profesyonellerin önünün açılması şart. Türkiye’nin Amerika’daki tezlerini yalnızca kriz anlarında savunan değil, Kongre üyeleri ve çalışanlarıyla yıl boyunca ilişki kuran çok daha güçlü bir yapı oluşturulmalı.”

Haberin Devamı

class=’medyanet-inline-adv’>

ABDde kritik seçim Kongre Trump’ı frenler mi F-35ler ne olur Uzmanlar yanıtladı

NATOPAC Başkanı Erol Gülistan

‘OLUMLU YAKLAŞIM DEVAM EDECEK’

Seçim sonrasında Beyaz Saray’ın olumlu tavrını sürdüreceğini öngören Gülistan, Rusya, Ukrayna ve İran başlıklarında Ankara’nın kendini Kongre koridorlarında her iki partiye de çok iyi aktarması gerektiğini kaydetti:

“Washington, Türkiye-Rusya ilişkilerine özellikle S-400 üzerinden bakmaya devam edecektir. Buna karşılık Türkiye’nin Ukrayna’ya verdiği destek, NATO içindeki rolü ve Karadeniz’deki stratejik konumu Türkiye açısından çok güçlü argümanlar. Bu unsurların Kongre’de hem Cumhuriyetçilere hem Demokratlara daha etkili biçimde anlatılması gerekiyor. İran konusunda ise Türkiye’nin önemi daha da artabilir. Türkiye’nin İran’la olan sınırı, NATO’nun güneydoğu kanadındaki konumu ve bölgesel diplomasi kapasitesi, Ankara’yı Washington açısından kritik bir muhatap haline getiriyor. Kısacası, seçimlerden sonra Beyaz Saray’daki olumlu yaklaşımın devam etmesini bekliyorum. Kalıcı başarı Kongre’de sağlanacak.”

Haberin Devamı

class=’medyanet-inline-adv’>

ABDde kritik seçim Kongre Trump’ı frenler mi F-35ler ne olur Uzmanlar yanıtladı

‘SAVAŞI 24 SAATTE BİTİRİRİM’ DEMİŞTİ

Trump’ın “Savaşı 24 saatte bitiririm” vaadiyle göreve gelmesine rağmen savaşın ikinci yılında da sürdüğünü belirten Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan, Washington-Moskova hattında üç büyük kırılma yaşandığını ifade etti.

İlk kırılmanın Şubat 2025’te Zelenski ile Oval Ofis’te yaşanan sert tartışma olduğunu kaydeden Özcan, bu temasın koşulsuz desteğin sorgulandığını gösterdiğini söyledi. Ağustos 2025’teki Alaska Zirvesi ile Putin’in diplomatik tecridinin kırıldığını belirtti. 

EKONOMİK NORMALLEŞMENİN İLK SOMUT ADIMI

Doç. Dr. Özcan, dizel anlaşmasının Rusya ile ekonomik normalleşmenin ilk somut adımlarından biri olduğunu dile getirdi: “En dikkat çekici kırılma Ekim 2026’da Rus dizeline yönelik yaptırımların geçici olarak gevşetilmesi. Alaska’da Rusya’ya diplomatik meşruiyet alanı açılırken, dizel anlaşmasıyla ekonomik normalleşmenin ilk somut adımlarından biri atılmış oldu. Bu anlaşmanın Moskova açısından iki önemli kazanımı var. İlki, enerji ihracatından elde edilebilecek ilave gelir ve Amerikan piyasasına yeniden erişim imkanıdır. İkincisi ve stratejik açıdan daha önemlisi ise Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik İHA saldırılarının geçici olarak durmasıyla Moskova üzerindeki asimetrik baskının hafiflemesidir.” 

Haberin Devamı

class=’medyanet-inline-adv’>

‘PARTİLER ÜSTÜ YAKLAŞIM TAMAMEN ORTADAN KALKMADI’

Beyaz Saray’ın yetki sınırlarını aşmasının sadece Demokratlar değil Cumhuriyetçiler kanadında da tepki çektiğini belirten Doç. Dr. Özcan, “Bugün Washington’da tartışılan temel mesele, başkanın dış politika öncelikleri doğrultusunda kullandığı yaptırım esnekliğinin, Kongre tarafından belirlenmiş hukuki sınırları aşıp aşmadığıdır. Nitekim bu karar yalnızca Demokratların değil Cumhuriyetçilerin de tepkisini çekti. Bu gelişmeler, Rusya’ya yönelik yaptırımlar konusunda Amerikan siyasetindeki partiler üstü yaklaşımın tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor” diye konuştu.

ABDde kritik seçim Kongre Trump’ı frenler mi F-35ler ne olur Uzmanlar yanıtladı

Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan

‘SONUÇLAR NORMALLEŞME SÜRECİNİ ETKİLEYEBİLİR’

Sandıktan çıkacak sonucun Trump’ın Rusya ile kurduğu diyaloğu frenleyebileceğini belirten Özcan, Beyaz Saray ile Kongre arasındaki yetki çekişmesine işaret etti:

“Seçim sonuçları, Trump yönetiminin Rusya ile geliştirmeye çalıştığı ekonomik normalleşme sürecinin geleceğini doğrudan etkileyebilir. Çünkü burada yalnızca bir enerji anlaşması değil, Amerikan dış politikasının belirlenmesinde yürütme ile yasama organları arasındaki yetki mücadelesi söz konusu. Hatırlayacağımız üzere Kongre, Nisan 2022’de kabul ettiği Ending Importation of Russian Oil Act ile Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklamış; bu yasağın kaldırılmasını Rusya’nın askeri faaliyetlerine ilişkin belirli koşullara ve Kongre’nin denetimine bağlamıştı.”

‘İLK HEDEF YAPTIRIM DEĞİL TRUMP’IN YETKİLERİNİ SINIRLAMAK’

Kongre’de tablonun değişmesi halinde önceliğin yeni yaptırımlar yerine Trump’ın karar yetkisini daraltmak olacağını vurgulayan Özcan, “Seçim sonrasında doğrudan yeni yaptırımlardan ziyade Kongre denetiminin yoğunlaşmasını ve Trump yönetiminin yeni muafiyetler tanıma kapasitesinin sınırlandırılmasını daha güçlü bir ihtimal olarak değerlendiriyorum. Demokratların bir kanatta çoğunluğu alması komisyonlar üzerinden baskıyı artırabilir. Ancak bağlayıcı bir yaptırım ve olası başkanlık vetosunun aşılması her iki kanatta da üçte iki çoğunluk gerektiriyor. Burada belirleyici olan, Cumhuriyetçi Parti içinde Trump’ın Rusya politikasına karşı ne ölçüde bir ayrışma yaşanacağıdır” ifadelerini kullandı.

‘RUSYA SAVAŞ BİTMEDEN İLK KAZANIMINI ALDI’

Trump’ın enerji kozunu doğrudan Amerikan seçmenine dönük bir iç politika yatırımı olarak kurguladığını aktaran Özcan, şunları söyledi:

“Trump’ın savaş sürecinde enerjiyi bir seçim yatırımına dönüştürdüğüne dikkat etmemiz gerekiyor. Bu adım, küresel sistemdeki baskıyı azaltmaktan ziyade, Amerikan seçmeni üzerindeki ekonomik baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor. Moskova ise ortak ticari çıkarlar üzerinden, savaş devam ederken normalleşmeyi başlatmak istiyor. Dizel muafiyetini Putin açısından değerli kılan da tam olarak bu sıralama meselesidir. Rusya, savaş sona ermeden ilk ekonomik kazanımını elde etmiş oluyor.”

ABDde kritik seçim Kongre Trump’ı frenler mi F-35ler ne olur Uzmanlar yanıtladı

ASIL KONTROL KİMDE OLACAK?

Savaş sonrasındaki yeni enerji mimarisinde Washington’ın aracı Amerikan şirketleri üzerinden kilit rol üstleneceğini belirten Özcan, vanayı kontrol etme gücünün paradan daha kritik hale geldiğini kaydetti:

“Benim açımdan asıl stratejik değişim, Washington’ın savaş sonrası Avrupa enerji düzeninde Amerikan şirketlerine biçtiği rolün ortaya çıkmasında yatıyor. Rusya üretici, Ukrayna transit ülke, Avrupa alıcı, Amerikan şirketleri de aracı konumunda olacaksa, ticari gelirin kimde kalacağı kadar bir sonraki krizde enerji akışını kimin durdurabileceği de önem kazanıyor.”

Kaynak: www.hurriyet.com.tr

By admin