112 gün sonra cesedine ulaşılmıştı: Sevim Yılmaz’ı, Ağrı Dağı’nda yalnız bıraktığı öne sürülen grup rehberinin lisansları iptal edildi; “Bu kadar adam seni bekliyor, ayıptır” dediği öğrenildi!
Varol’un savunmasında, Disiplin Kurulu Başkanı Melek San’a çokça atıfta bulunmuş olması nedeniyle Başkan San’ın, objektif bir değerlendirme yapılması amacıyla kuruldan çekileceğini beyan ettiği ve bu kararın da diğer üyeler tarafından onaylandığı öğrenildi

Ağrı Dağı’na tırmanışı esnasında, 4 bin 700 metre rakımda grup rehberi Emre Varol ile diğer üyeler tarafından yalnız bırakıldığı iddia edilen, kaybolan ve 112 gün sonra cesedine ulaşılan dağcı Sevim Yılmaz dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) Disiplin Kurulu, grup rehberi Varol’un, sportmenliğe aykırı hareketten 6 ay hak mahrumiyetine, görevini kötüye kullanması gerekçesiyle de tüm lisans ve uygunluk belgelerinin iptal edilmesine karar verdi. Grup üyesi Anıl Gürman’ın, ifadesinde, Varol’un, Yılmaz’a, “Bu kadar adam seni bekliyor, ayıptır ya” sözleriyle psikolojik baskı kurduğunu söylediği, TDF raporuna yansıdı. TDF Disiplin Kurulu’nun kararını Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunan Yılmaz’ın avukatları, Varol’un yurt dışına kaçma şüphesi nedeniyle tutuklanmasını talep etti.
İki çocuk annesi Sevim Yılmaz’ın, 17 Mart’ta, Ağrı Dağı tırmanışının 5. gününde grup rehberi Emre Varol ile diğer grup üyeleri Tamer Takavcı, Anıl Gürman ve eski Survivor katılımcısı Serkan Ercan tarafından yalnız bırakıldığı iddia edilmişti. Kaybolan Yılmaz’ın cesedine 12 Temmuz’da tur kayakçıları tarafından ulaşılmıştı. Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olaya ilişkin hazırladığı fezlekede Varol’un, Yılmaz’ın gruptan ayrılmasına rağmen diğer üyelerle zirve tırmanışına devam ettiği ve Acil Çağrı Merkezi (112) ile görüştüğü esnada, “Acil bir vaka yok” dediği ortaya çıkmıştı.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
TIKLAYIN | Ağrı Dağı’nda kaybolan ve 112 gündür bulunamayan dağcı Sevim Yılmaz’ın cesedine ulaşıldı
TDF Disiplin Kurulu, Yılmaz’ın naaşına ulaşıldıktan 5 gün sonra bir araya geldi. TDF’nin 15 Mayıs 2026 tarihli yazısı ile rehber Varol, sahibi olduğu şirket (Summit Turkey Expeditions) bünyesinde kafile rehberi olarak gösterilerek, sportmenliğe aykırı hareket kapsamında tedbirli olarak Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Ancak Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında organizasyonu yapan grubun adının ABC Spor Kulübü olarak geçmesi üzerine Disiplin Kurulu’nun sevk yazısındaki çelişkilerin giderilmesi, faaliyetin kulüp bünyesinde yapılıp yapılmadığı ve TDF onaylı faaliyet programının bulunup bulunmadığı bilgileri talep edildi. 9 Haziran 2026’da alınan diğer sevk yazısında ise rehber Varol’un Yılmaz’ı tek başına bıraktığı, aynı zamanda ABC Dağcılık Alpinizm İhtisas Spor Kulübü’nün söz konusu tırmanış ve 2026 yılı faaliyetleri için TDF’den herhangi bir onay ve tırmanış izni almadığı tespit edildi. Ancak, disiplin sürecinde gelen evraklardan, tırmanış faaliyetinin TDF tarafından onaylanmış olduğu ve bakanlıktan izin aldığı görüldü.
Varol, tedbirli yargılanmasına itiraz etti
Bu nedenle TDF’nin 22 Haziran 2026’daki son sevk yazısı ile Varol’un izinsiz sportif faaliyet düzenlemek adlı 37. maddeye göre disiplin yargılaması yapılmamasına, ancak katılımcıların can güvenliğini tehlikeye sokarak görevin gereklerine aykırı hareket etmesi sebebiyle madde 38 (Görevi Kötüye Kullanma) ve madde 18 (Sportmenliğe Aykırı Hareket) kapsamında yargılanmasına karar verildi. Varol, 23 Haziran 2026’da verilen ara karar ile kendisi hakkında verilen “tedbirli yargılama” sürecine itiraz etti. Ancak Tahkim Kurulu, Varol’un bu talebini reddetti.
Disiplin Kurulu Başkanı Melek San, oylamadan çekilmiş
TDF’nin raporunda dikkati çeken bir başka husus daha yer aldı. Varol’un savunmasında, Disiplin Kurulu Başkanı Melek San’a çokça atıfta bulunmuş olması nedeniyle Başkan San’ın, objektif bir değerlendirme yapılması amacıyla oylamaya katılmayacağını, rapora imza atmayacağını, bu doğrultuda kuruldan çekileceğini beyan ettiği ve bu kararın da diğer üyeler tarafından onaylandığı öğrenildi.
TDF’nin raporunda grup üyelerinin yazılı beyanları ve Jandarma’ya verdiği ifadelerde şunlar yer aldı:
“Bu kadar adam seni bekliyor, ayıptır ya”
Gürman, Yılmaz’ın havaalanından itibaren belinin ağrıdığını, çantası için destek istediğini, tırmanış boyunca gruptan koparak geride kaldığını aktardı. Gürman, Ağrı Dağı’na tırmanış sırasında 4 bin 600 metre molasında rehber Varol’un, Yılmaz’a tüm ekibin önünde “Bu kadar adam seni bekliyor, ayıptır ya” tepkisi gösterip kişi üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu beyan etti. Gürman, Yılmaz’ın bu baskı sonrası “Sizi yavaşlatıyorum, ben dönüyorum” diye WhatsApp üzerinden kendisinin telefonunu kullanan Varol’a mesaj attığını belirtti. Gürman, yine aynı telefon üzerinden Varol’un Yılmaz’a, “Bivak torbasında bekle, bir yere gitme” diyerek talimat verdiğini söyledi. Gürman, Yılmaz ile iletişimin 11.20-11.40 sularında kesildiğini, 12.00’de hava şartlarının kötüleşmesi nedeniyle 5 bin metreden dönüş kararı alındığı halde, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin ve Jandarma’nın ancak gruptakilerin kar mağarasına sığınmasından sonra saat 14.40 sıralarında arandığını ve kayıp ihbarının gecikmeli olarak yapıldığını beyan etti. Gürman, fırtına esnasında gruptakilerin gözlük ve kasklarının donduğunu, rehber Varol’un süreç hâkimiyetini kaybederek, grup üyesi Serkan Ercan’a, “Seko ne yapacağız?” diye paniklediğini ve grubu kriz anında yönlendirmekte yetersiz kaldığını da vurguladı.
“Seko ne yapacağız?”
Ercan, Yılmaz’ın başından beri çok yavaş ilerlediğini, 4 bin 700 metre civarında 11.20’de gruba mesaj atarak geri dönmek istediğini belirtti. Ercan, Varol’un Yılmaz’ın yanına refakatçi vermeden grubu zirveye yönlendirdiğini, 12.00 civarında fırtınanın başladığını, platodan geri döndüklerini ve 4 bin 600 metrede 1.5 saat kadar arama yaptıklarını ancak iz bulamadıklarını aktardı. Ercan, Varol’un kriz anında kendisine, “Seko ne yapacağız?” dediğini ve kendisinin gruptakileri aşağıya inmeye ikna ettiğini beyan etti.
Takavcı: Varol sporcunun yanına yardımcı rehber vermeksizin zirve yürüyüşüne devam etti
Takavcı da Yılmaz’ın yürüyüş temposunun düşük olduğunu, 4 bin 600-4 bin 700 metre rakımlarında gruptan koptuğunu, rehber Varol’un sporcunun yanına yardımcı rehber vermeksizin zirve yürüyüşüne devam ettiğini, hava şartlarının aniden sertleşmesi ve tipinin başlaması üzerine geri dönüldüğünü ve Yılmaz’ın izine rastlanamadığını doğruladı.
Varol, kasıt veya ihmalinin olmadığını savundu
Olayların başrolünde bulunan grup rehberi Varol, Yılmaz’ın kendi iradesiyle grubu yavaşlatmamak adına geri dönmek istediğini beyan ettiğini, kendisinin o esnada telefon bulunmadığından grup üyesi Gürman’ın telefonu üzerinden sesli mesajlarla Yılmaz’a, “olduğun yerde (bivakta) kal, bekle” diye talimat verdiğini, zirve yürüyüşü esnasında havanın aniden bozulduğunu, geri dönüşte arama yapmalarına rağmen hava koşulları nedeniyle sonuç alınamadığını, yaşanan olayın dağ ortamındaki aniden değişen doğa şartları ve kaza neticesinde gerçekleştiğini, kasıt veya ağır ihmalinin olmadığını savundu.
Dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan Varol, Doğubayazıt Sulh Ceza Hakimliği’nde verdiği ifadeye göre ise Jandarma ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdiği ifadelerini aynen tekrar ettiğini, herhangi bir şekilde yurt dışına kaçma veya çıkma girişiminde bulunmadığını, adli kontrol talebinin reddini talep ettiğini beyan ederek üzerindeki suçlamaları kabul etmediğini vurguladı.
TDF Teknik Kurul Üyesi Ayşe Kalkan ne dedi?
Disiplin Süreci için özel olarak görevlendirilen TDF Teknik Kurul Üyesi Ayşe Kalkan’ın olaya ilişkin özel olarak hazırladığı teknik inceleme raporunda 4 bin 700 metre rakımda, özellikle kış şartlarının devam ettiği bir zaman diliminde herhangi bir sporcunun bu denli riskli bir irtifada asla tek başına bırakılmaması gerektiğini, Yılmaz’ın yanına yetkin bir refakatçi verilmeden geri dönmesine izin verilemeyeceğini ve Yılmaz’a kendisini beklemesinin söylenmesinin açık bir emniyet ve kural ihlali olduğunu beyan etti.
Sportmenliğe aykırı hareketten 6 ay men, görevini kötüye kullanmaktan lisanları iptal edildi
Elde edilen tüm evraklar, ifadeler ve deliller doğrultusunda TDF Disiplin Kurulu, Yılmaz’ın hayatını kaybettiği olayda grup rehberi Varol’un, izinsiz sportif faaliyet düzenlemekten ceza almamasına, ancak TDF Disiplin Talimatı’nın 18-38. maddeleri gereğince sportmenliğe aykırı hareket ve Yılmaz’ı yalnız bırakmak suretiyle görevinin kötüye kullandığı gerekçesiyle tüm lisans ve uygunluk belgelerinin iptal edilmesine karar verdi.
Söz konusu raporu Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunan Yılmaz’ın avukatları, dosyanın bu bilgiler ışığında genişletilmesini, yeni delillerin toplanmasını, bilirkişi incelemesi yapılmasını ve Varol’un yurt dışına kaçma şüphesi nedeniyle bu süreçte tutuklu yargılanmasını talep etti.
Ne olmuştu?
İki çocuk annesi Sevim Yılmaz, grup rehberi Emre Varol, Tamer Takavcı, Anıl Gürman ve Ali Bazazzade ile Ağrı Dağı’nın zirvesinde çıkmak için 17 Mart’ta yola çıktı. Gruba lojistik destek sağlayan Yakup Civaş, ekibi arabayla 2 bin 200 metre yüksekliğe bıraktı. Bu bölgede grubu karşılayan Ahmet Civaş, 2 katırla birlikte ekibin eşyalarını 2 bin 700 metreye çıkardı.
Aynı gün 3 bin 400 metrede ilk kamplarını kuran grupta Bazazzade akşam saatlerinde rahatsızlandığı gerekçesiyle 18 Mart’ta sabahın erken saatlerinde gruptan ayrılarak inişe geçti. Bazazzade, aşağıda onu bekleyen araç ile Ağrı Dağı’ndan ayrıldı. Bazazzade’nin gruptan ayrılmasıyla birlikte eski Survivor katılımcısı ve milli dağcı Serkan Ercan, ekibe dahil oldu. 21 Mart’ta 3 bin 900 metre yükseklikteki kamp alanına intikal eden grup üyeleri, aralarında yaptığı teknik toplantıdan sonra 22 Mart saat 03.00’de zirve tırmanışına geçti. İddiaya göre; 4 bin 700 metre rakımda Yılmaz’ın WhatsApp üzerinden grupta yer alan Anıl Gürman adlı kişiye, “Sorun yok. Ben sizi yavaşlatıyorum, siz devam edin, ben iyiyim. Biraz dinlenip dönüşe geçeceğim” diye mesaj attığı ve bunun üzerine Varol’un Gürman’ın cep telefonu üzerinden Yılmaz’a, “kesinlikle geri dönmeyeceksin, geri dönmek çok tehlikeli” dediği sesli bir mesaj gönderip bivak torbasına girmesini, bulunduğu konumda kalmasını ve kafa lambasını açması üzerine uyarılarda bulunduğu kaydedildi. İfadede o esnada havanın açık olduğunu belirten Varol’un, Yılmaz’ın orada yalnız olmasına rağmen grupla beraber zirve tırmanışa devam ettiği kaydedilmişti.
İnişe geçen ekip, Yılmaz’ın son görülüğü noktaya ulaştıktan sonra Yılmaz’ı orada görememesi üzerine grup üyelerinden Gürman’ın paniklemesi ve hipotermi tehlikesi geçirmesi üzerine 112’yi aradığı ve bu esnada Varol’un Gürman’ın telefonuna müdahale ederek acil durum çağrı merkeziyle temasa geçtiği de ifadede yer aldı. Yılmaz’ın kaybolmasına rağmen Varol’un telefonunda, “Acil bir vaka yok, her şey yolunda” dediği, kendisinden haber alınamayan Yılmaz’ın durumunun 3 bin 900 metrede yer alan kamp alanına ulaşıldığında jandarma ve diğer kurumlara bilgi verdiği kayıtlara yansıdı.
Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Olaya ilişkin hazırlanan fezlekede grup rehberi Emre Varol ve gruba lojistik destek sağlayan A.C. hakkında, “Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma” suçlamasıyla kamu davası açılması talep edildi. Soruşturma sürerken Yılmaz’ın avukatları, Varol’un dağcılık ve rehberlik lisansının iptali ve para cezası uygulanması talebiyle TDF’ye başvuru yaptıklarını açıklamıştı.
|
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|
Kaynak: t24.com.tr