Erdoğan’ın BM kürsüsündeki sözleri dünya basınında geniş yankı buldu! İsrail, Yunanistan ve GKRY basınında farklı başlıklar öne çıktı
Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma dünya basınında geniş yankı buldu. Erdoğan’ın Gazze’deki tabloya ilişkin sert sözleri, Filistin Devleti’nin tanınması çağrısı ve “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımı uluslararası medyada öne çıkarken, İsrail basını Erdoğan’ın İsrail’e yönelik suçlamalarına odaklandı. Yunanistan ve GKRY basını ise Erdoğan’ın Kıbrıs Türklerinin uluslararası statüsünün tanınması, Ege ve Doğu Akdeniz mesajlarını öne çıkararak konuşmayı sert bir dille değerlendirdi. Reuters’tan Al Jazeera’ya, Times of Israel’den Kathimerini’ye kadar çok sayıda yayın Erdoğan’ın BM kürsüsündeki mesajlarını farklı başlıklarla gündemine taşıdı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın BM 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma, yalnızca Gazze ve Filistin başlıklarıyla değil, Birleşmiş Milletler sisteminin yapısından Kıbrıs meselesine, Ege ve Doğu Akdeniz’den Karadeniz’deki ticari gemilerin güvenliğine kadar geniş bir çerçevede dünya basınının gündemine girdi.
Erdoğan’ın konuşmasında özellikle Gazze’deki insani tablo, Filistin’in tanınması, Mahmud Abbas’ın BM Genel Kurulu’nda bulunamaması, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısı ve uluslararası sistemin reforme edilmesi yönündeki çağrılar dikkat çekti.
Ancak konuşmanın uluslararası basındaki yankısı tek bir çerçeveyle sınırlı kalmadı.
İsrail yayınları Erdoğan’ın İsrail’e yönelik sert suçlamalarını öne çıkarırken, Yunanistan ve GKRY’deki yayınlar Kıbrıs ve Doğu Akdeniz mesajlarına yoğunlaştı. Uluslararası yayınlarda ise özellikle Gazze, Filistin ve BM reformu ön plana çıktı.
DÜNYA BASINININ İLK GÜNDEMİ GAZZE OLDU
Erdoğan’ın konuşmasının en fazla uluslararası yankı uyandıran bölümlerinden biri Gazze’ye ilişkin sözleri oldu.
Başkan Erdoğan, Gazze’deki tabloyu son derece sert ifadelerle eleştirerek, uluslararası toplumun bölgede yaşananlara sessiz kalmaması gerektiğini söyledi. Gazze’yi “zamanımızın en insanlık dışı, en utanç verici toplama kampı” olarak nitelendiren Erdoğan, İsrail üzerindeki uluslararası baskının artırılması çağrısında bulundu.
Reuters, konuşmayı haberleştirirken Gazze’yi doğrudan manşetinin merkezine koymasa da Erdoğan’ın Filistin Devleti’ni tanımayan ülkelere çağrısını ve İsrail üzerindeki baskının artırılması talebini öne çıkardı. Reuters ayrıca Türkiye’nin İsrail’in Gazze’deki eylemlerini soykırım olarak nitelendirdiğini, İsrail’in ise bu suçlamayı reddettiğini aktardı.
Al Jazeera ise çok daha doğrudan bir Gazze çerçevesi kurdu.
Yayın, Erdoğan’ın konuşmasını “Erdoğan, BM’deki sert konuşmasında İsrail’in ‘soykırımcı zihniyetini’ eleştirdi” anlamına gelen başlıkla verdi.
Haberde Erdoğan’ın İsrail’in Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’daki uygulamalarına yönelik suçlamaları, Gazze’nin durumuna ilişkin ifadeleri ve İsrail heyetinin konuşma sırasında salondan ayrılması öne çıkarıldı.
Al Jazeera’nın haberinde ayrıca Filistin temsilcilerinin Erdoğan’ın konuşmasını alkışladığı ve konuşmayı değerlendiren eski BM yetkilisi Salman Shaikh’in Erdoğan’ın yaklaşımını destekleyen değerlendirmeleri yer aldı.
Shaikh, Gazze’de yaşananların normalleştirilmemesi gerektiğini savundu. Bu değerlendirme doğrudan Shaikh’e ait olarak aktarıldı.
İSRAİL BASINI ERDOĞAN’IN SÖZLERİNİ MANŞETİNE TAŞIDI
Erdoğan’ın Gazze ve İsrail’e yönelik sert ifadeleri İsrail basınında da geniş biçimde yer aldı.
Ancak İsrail yayınlarının yaklaşımı, uluslararası yayınlardan belirgin biçimde ayrıldı.
İsrail basını ağırlıklı olarak Erdoğan’ın İsrail’e yönelik suçlamalarını, BM reformu önerisini ve Filistin meselesindeki tutumunu İsrail açısından değerlendirdi.
TIMES OF ISRAEL: “SOYKIRIMCI ZİHNİYET” SUÇLAMASI ÖNE ÇIKTI
Times of Israel, haberinin başlığına Erdoğan’ın İsrail’e yönelik “soykırımcı zihniyet” suçlamasını taşıdı.
Yayın, Erdoğan’ın Gazze savaşına ilişkin İsrail’e yönelik sert ifadeler kullandığını, Gazze’yi “zamanımızın en insanlık dışı ve en utanç verici toplama kampı” olarak tanımladığını aktardı.
Times of Israel ayrıca Erdoğan’ın Filistin Devleti’ni tanımayan ülkelere bu tutumlarını gözden geçirme çağrısına dikkat çekti.
Haberde Erdoğan’ın Gazze’de hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün kadın ve çocuklardan oluştuğunu söylediği, İsrail’i “devlet terörü eylemleri” gerçekleştirmekle suçladığı ve Gazze’nin yeniden inşası için uluslararası baskı çağrısı yaptığı aktarıldı.
Yayın, İsrail heyetinin Erdoğan konuşurken salondan ayrıldığını da özellikle belirtti.
JERUSALEM POST: GAZZE VE BM REFORMU AYNI HABERİN MERKEZİNDE
Jerusalem Post da Erdoğan’ın Gazze’ye ilişkin ifadelerini başlığına taşıdı.
Yayın, Erdoğan’ın Gazze’yi “zamanımızın en insanlık dışı toplama kampı” olarak nitelendirmesini öne çıkardı. Ancak Jerusalem Post’un haberinin önemli bölümlerinden biri de BM reformu çağrısına ayrıldı.
Erdoğan’ın 190’dan fazla ülkenin iradesinin yalnızca 5 ülkenin kararlarına bağlı olmasını eleştirmesi, BM Güvenlik Konseyi’nin reform edilmesi gerektiğini savunması ve Gazze konusunda İsrail üzerindeki baskının artırılması çağrısı birlikte aktarıldı.
Yayın ayrıca Türkiye’nin İsrail’in Gazze’deki eylemlerini soykırım olarak değerlendirdiğini, İsrail’in ise bu suçlamayı reddettiğini belirtti.
MAARİV: “İSRAİL’E KARŞI HAİN BİR PLAN!”
İsrail merkezli Maariv, Başkan Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasından ziyade, aynı gün Bloomberg’de yayımlanan Erdoğan imzalı görüş yazısını gündeme taşıdı.
Maariv, yazısını “Erdoğan sıra dışı bir yazıyla gündemde: Uluslararası arenada İsrail’e karşı ‘kötü niyetli plan’ mı?” başlığıyla okuyucularına sundu.
Haberde Erdoğan’ın, mevcut uluslararası sistemin krizlere yanıt vermekte yetersiz kaldığını savunduğu ve BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto hakkının tamamen kaldırılması çağrısı yaptığı belirtildi.
Maariv, Erdoğan’ın önerisinin yalnızca Güvenlik Konseyi’ne yeni daimi üyeler eklenmesinden ibaret olmadığını, daimi üyelik sisteminin tümüyle kaldırılmasını ve Konsey üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli sürelerle seçilmesini öngördüğünü aktardı.
İsrail merkezli yayın, bu önerinin İsrail açısından olası sonuçlarına özellikle dikkat çekti. Mevcut sistemde ABD’nin Güvenlik Konseyi’ndeki veto yetkisinin İsrail’i koruyan önemli mekanizmalardan biri olduğu değerlendirmesine yer veren Maariv, Erdoğan’ın önerisinin hayata geçmesi halinde bu mekanizmanın ortadan kalkabileceğini savundu.
Erdoğan ise Bloomberg’deki yazısında, “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımını daha kapsamlı bir BM reformu önerisiyle ilişkilendirerek, dünya nüfusunun ve uluslararası toplumun büyük bölümünün iradesinin yalnızca 5 daimi üyenin kararlarına bağlı kalmaması gerektiğini savundu. Erdoğan’ın önerisi, Genel Kurul’un yetkilerinin güçlendirilmesini ve Güvenlik Konseyi’nde daimi üyelik bulunmayan, seçimle belirlenen bir yapı oluşturulmasını içeriyor.
YNET’TEN ERDOĞAN’IN LGBT ÇIKIŞINA DİKKAT ÇEKEN VURGU
İsrail merkezli Ynet, Başkan Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında LGBT ve cinsiyet politikalarına yönelik sert mesajlarına geniş yer verdi.
Ynet, Erdoğan’ın geleneksel aile yapısını savunduğunu ve LGBT anlayışı ile cinsiyet nötrlüğü yaklaşımını reddettiğini aktardı. Yayın, Erdoğan’ın bu konudaki tutumunu, söz konusu anlayışları sapkınlık olarak değerlendiren ve geleneksel aile yapısını öne çıkaran bir yaklaşım çerçevesinde sundu.
İsrail merkezli yayın ayrıca Türkiye’de LGBT faaliyetlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonları gündeme taşıdı. Ynet, bu operasyonlara ilişkin insan hakları kuruluşlarının eleştirilerine yer verirken, Türk makamlarının operasyonları farklı suçlamalar ve hukuki gerekçeler üzerinden savunduğunu da aktardı.
GAZZE’DE “MAZLUMLARIN SESİ” MESAJI DÜNYA BASININDA KARŞILIK BULDU
Uluslararası yayınların önemli bir bölümü Erdoğan’ın konuşmasının Gazze ve Filistin boyutunu öne çıkardı.
Erdoğan, Mahmud Abbas’ın iki yıl üst üste BM Genel Kurulu’nda bulunamamasını Filistinliler açısından bir adaletsizlik olarak nitelendirdi.
Abbas’ın salonda bulunmamasına rağmen Türkiye’nin Filistin’in sesi olmaya devam edeceğini söyleyen Erdoğan, Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısı yaptı.
Middle East Monitor, özellikle bu mesajı ve Gazze’nin yeniden inşası çağrısını öne çıkardı.
Yayın, Erdoğan’ın Gazze’nin yeniden inşasının gecikmeden başlaması gerektiğini söylediğini ve uluslararası topluma İsrail üzerindeki baskıyı artırma çağrısı yaptığını aktardı.
Aynı haberde Erdoğan’ın 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti kurulması yönündeki temennisi de geniş biçimde yer aldı.
ERDOĞAN’IN BM ÇIKIŞININ İKİNCİ BÜYÜK AYAĞI: “DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR”
Konuşmanın yalnızca Gazze’den ibaret olmadığını gösteren en önemli başlıklardan biri BM reformu oldu.
Erdoğan, BM’nin kuruluşundan bu yana geçen 81 yılda dünyanın siyasi, ekonomik ve güvenlik dengelerinin değiştiğini ancak BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının büyük ölçüde aynı kaldığını savundu.
“190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bırakıldığı bir sistem adil değildir” yaklaşımını yineleyen Erdoğan, BM’nin barış ve güvenliği koruma görevini yerine getiremez hale geldiğini söyledi.
Reuters bu mesajı doğrudan haberinin merkezine taşıdı.
Haberde Erdoğan’ın BM’nin küresel barış misyonunda başarısız olduğunu savunduğu ve Güvenlik Konseyi’nin kapsamlı biçimde reforme edilmesi gerektiğini söylediği aktarıldı.
İsrail merkezli Maariv de bu öneriyi ayrı bir dosya konusu haline getirerek, veto hakkının kaldırılması ve daimi üyelik sisteminin sona erdirilmesi fikrine dikkat çekti.
Türkiye’nin resmi açıklamasında da Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısının BM’de daha adil, kapsayıcı ve hesap verebilir bir sistem talebinin merkezinde olduğu vurgulandı.
YUNAN BASINI ERDOĞAN’IN KIBRIS MESAJINA KİLİTLENDİ
Erdoğan’ın Gazze ve BM reformuna ilişkin sözleri uluslararası basının önemli bölümünde öne çıkarken, Yunanistan basınında farklı bir başlık ön plana çıktı:
Kıbrıs.
Kathimerini, Ta Nea ve To Vima, Erdoğan’ın Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tanınması çağrısını haberlerinin merkezine aldı.
Kathimerini, Erdoğan’ın konuşmasının önceki dönemlere kıyasla daha düşük tonda olduğunu, Ege ve Doğu Akdeniz’deki sorunların iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk temelinde çözülmesini istediğini yazdı.
Ancak gazete, Erdoğan’ın Kıbrıs konusunda uluslararası topluma KKTC’yi tanıma çağrısını da özellikle öne çıkardı.
TA NEA HAZMEDEMEDİ: “YENİ PROVOKASYON ÇIKIŞI”
Ta Nea’nın yaklaşımı ise çok daha sert oldu.
Yayın, Erdoğan’ın BM konuşmasını “Yeni bir provokasyon çıkışı” anlamına gelen bir başlıkla verdi.
Ta Nea, Erdoğan’ın iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuktan söz etmesinin ardından Kıbrıs konusunda KKTC’nin tanınması çağrısında bulunmasını çelişkili bir yaklaşım olarak sundu.
Gazete ayrıca Erdoğan’ın Doğu Akdeniz Konferansı önerisini, Atina’nın perspektifinden, Ege ve Doğu Akdeniz’deki bütün sorunların tek bir müzakere çerçevesinde ele alınması girişimi olarak değerlendirdi.
Ta Nea’nın haberinde Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik mimarisinin dışında bırakılmasına yönelik Erdoğan’ın sözleri de öne çıkarıldı ve bu açıklamalar Avrupa’ya yönelik baskı mesajı olarak yorumlandı.
Yayın, Yunan diplomatik kaynaklarının Kıbrıs’ta iki devletli çözüm ve KKTC’nin tanınması yönündeki talepleri kabul edilemez gördüğünü de aktardı. Bu değerlendirmeler Ta Nea’nın aktardığı Yunan diplomatik kaynaklara ait.
TO VİMA: ERDOĞAN’DAN EGE, KIBRIS VE GAZZE MESAJLARI
To Vima, Erdoğan’ın konuşmasını daha geniş bir bölgesel çerçeve içerisinde ele aldı.
Yayın, Erdoğan’ın Ege ve Doğu Akdeniz’deki sorunların iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk temelinde çözülmesi çağrısını aktardı.
Ancak haberin ağırlık noktalarından biri Kıbrıs oldu.
Erdoğan’ın Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün güvence altına alınması gerektiği yönündeki sözleri ile uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya çağırması öne çıkarıldı.
To Vima aynı zamanda Erdoğan’ın Gazze mesajını da haberin önemli bir bölümü olarak işledi.
Erdoğan’ın Mahmud Abbas’ın BM’de bulunamamasını Filistinlilere yönelik adaletsizlik olarak değerlendirdiği, Türkiye’nin Filistin’in sesi olmaya devam edeceğini söylediği ve Gazze’nin yeniden inşası için İsrail üzerindeki baskının artırılmasını istediği aktarıldı.
GKRY BASINI HADDİNİ AŞTI
GKRY’nin önde gelen yayınlarından Phile News ise Erdoğan’ın konuşmasını büyük ölçüde Kıbrıs meselesi üzerinden değerlendirdi.
Yayın, Erdoğan’ın KKTC’nin tanınması çağrısını sert biçimde eleştirdi. Phile News’in haberinde Erdoğan’ın konuşması “teatral gösteriler ve ikiyüzlülük” ifadeleri üzerinden değerlendirerek haddini aştı.
Yayın, Erdoğan’ın Filistin konusunda uluslararası topluma çağrı yaparken Kıbrıs Türkleri konusunda da benzer bir uluslararası tanınma talebi getirmesine dikkat çekti.
Phile News ayrıca Erdoğan’ın BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’i konuşmasının başında övmesine rağmen, daha sonra KKTC’nin tanınması çağrısında bulunmasını Guterres’in Kıbrıs sorununa yönelik girişimleriyle karşı karşıya getirdi.
Yayın, Erdoğan’ın konuşmasının Kıbrıs sorununda yeni bir çok taraflı toplantı ihtimalini de etkileyebileceğini savundu.
GKRY BASININDA AVRUPA’YA VERİLEN MESAJ DA GÜNDEMDE
Phile News, Erdoğan’ın Avrupa’nın güvenlik mimarisi konusundaki sözlerine de dikkat çekti.
Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliği açısından önemli bir aktör olduğunu belirterek Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa’nın daha güçlü veya daha güvenli olamayacağını söyledi.
Phile News, bu mesajı Avrupa’ya yönelik ayrı bir siyasi mesaj olarak ele aldı.
Erdoğan’ın “Türkiye’yi dışlayan bir Avrupa daha güçlü ve güvenli olamaz” yaklaşımı, Yunan ve Rum basınında Kıbrıs açıklamalarıyla birlikte değerlendirildi.
CYPRUS MAIL DAHA FARKLI BİR KIBRIS ÇERÇEVESİ ÇİZDİ
Yayın, Erdoğan’ın İngiltere Başbakanı Andy Burnham ile görüşmesinde Türk Kıbrıslıların “eşit uluslararası statüsünün” tanınması gerektiğini söylediğini öne çıkardı.
Erdoğan’ın Kıbrıs sorununa ilişkin açıklamaları, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının devamı olarak ele alındı.
Cyprus Mail, Erdoğan’ın uluslararası topluma KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurma çağrısını aktardı.
Yayın ayrıca Kıbrıs sorunundaki diplomatik trafiği, Guterres’in temaslarını, Rum lider Nikos Christodoulides ile Türk Kıbrıs tarafının temaslarını ve olası genişletilmiş toplantı girişimlerini ayrıntılı biçimde verdi.
BAŞKAN ERDOĞAN’IN KIBRIS MESAJI YUNAN VE RUM BASININI NEDEN BU KADAR MEŞGUL ETTİ?
Yunan ve Rum basınının konuşmaya yaklaşımında dikkat çeken nokta, Gazze’nin uluslararası medya açısından taşıdığı ağırlığın yerini Kıbrıs ve Doğu Akdeniz başlıklarının alması oldu.
Kathimerini, Ta Nea ve To Vima’nın haberlerinde Erdoğan’ın Ege ve Doğu Akdeniz’e ilişkin sözleri geniş yer bulurken, özellikle KKTC’nin tanınması çağrısı haberlerin merkezine taşındı.
GKRY basınında da benzer biçimde Başkan Erdoğan’ın Kıbrıs Türklerinin eşit statüsü ve KKTC’nin tanınması talebi, BM’nin Kıbrıs politikasıyla karşılaştırılarak ele alındı.
Böylece aynı BM konuşması, uluslararası basında Gazze ve Filistin, Yunanistan ve GKRY basınında ise Kıbrıs ve Doğu Akdeniz üzerinden farklı bir gündeme dönüştü.
FINANCIAL TIMES: ERDOĞAN’DAN RUSYA VE UKRAYNA’YA KARADENİZ UYARISI
Konuşmanın başka bir boyutu ise Financial Times’ın dikkatini çekti.
Financial Times, Erdoğan’ın Rusya ve Ukrayna’ya Karadeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırıları durdurma çağrısını öne çıkardı.
Erdoğan, hangi taraftan gelirse gelsin ticari gemilere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu söyledi.
Türkiye’nin hem Moskova hem Kiev ile iletişim kanallarını koruduğuna dikkat çekilen haberde, Türk sahipli ve işletmeli gemilerin Karadeniz’deki saldırılardan etkilendiği belirtildi.
Financial Times böylece Erdoğan’ın konuşmasını yalnızca Gazze ve Filistin üzerinden değil, Karadeniz’deki ticari güvenlik ve Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşındaki arabulucu rolü üzerinden de ele aldı.
Kaynak: www.ahaber.com.tr