Ağrı’da kadınların icadı şifa deposu! Bir bardak içen hastalığı anında söküp atıyor…

Ağrı’nın Hamur ilçesinde dedelerden miras kalan ata tohumlarıyla yetiştirilen dev lahanalar, Kadın Kooperatifi çatısı altında kadınların nasırlı elleriyle kışın doğal şifa deposuna dönüşüyor! Tarlalardan tek tek toplanan lahanalar; özel kaya tuzu, ev yapımı sirke ve havuçla buluşup bidonlara basılıyor. Asla yumuşamayan ve erimeyen bu meşhur turşunun hastalıklara karşı kalkan olan doğal antibiyotik sırrı, mor soğan çeşidi ve Hamur Kaymakamı Erkan Minuz‘un açıklamaları haberimizde…

Ağrı’nın Hamur ilçesinde ata tohumuyla yetiştirilen lahanalar, Hamur Kadın Kooperatifi‘nde kadınların büyük emeği ve alın teriyle kış sofralarını süsleyen mucizevi birer turşuya dönüştürülüyor. Geleneksel ve tamamen doğal yöntemlerle hazırlanan bu özel turşular, dondurucu kış aylarında hastalıklara karşı koruyucu bir kalkan ve doğal antibiyotik deposu olarak görülüyor.

Ağrı’nın Hamur ilçesinde dedelerden miras kalan ata tohumlarıyla yetiştirilen dev lahanalar, Hamur Kadın Kooperatifi’nde görev alan emektar kadınların elinde kışlık hazırlıklara dönüşüyor. Tarlalardan büyük bir titizlikle toplanarak kooperatife getirilen lahanalar önce yıkanıp temizleniyor, ardından usta ellerce doğranıyor. İçine havuç gibi zenginleştirici farklı sebzeler de eklenen karışım; tamamen doğal ev yapımı sirke ve katkısız kaya tuzu ile harmanlanıyor.

Bidonlara ve cam kavanozlara sıkıca doldurulan turşular, karanlık ve serin ortamda yaklaşık bir ay bekletildikten sonra tüketime hazır hale getiriliyor. Lahana turşusunun yanı sıra fasulye, domates ve mor soğan gibi yöresel ürünlerden de turşu hazırlayan emektar kadınlar, tamamen el yapımı olan bu ürünlerle kış sofralarına lezzet ve şifa katıyor.

Hamur Kaymakamı Erkan Minuz, ilçede yetiştirilen tüm doğal ürünlerin kadın kooperatifi aracılığıyla ekonomiye kazandırıldığını belirterek, ata tohumuyla yetiştirilen lahanaların turşuya dönüştürüldüğünü söyledi.
Bu özel lahanaların turşu haline getirildiğinde kesinlikle eriyip yumuşamadığını ve o meşhur çıtır sertliğini sonuna kadar koruduğunu ifade eden Kaymakam Minuz, “İlçemizde kışlık turşu hazırlıkları tüm hızıyla başladı. Ata tohumuyla yetiştirilen lahanaların yanı sıra fasulye, soğan ve domates gibi ilçemizde doğrudan üretilen ürünlerden de kadın kooperatifimiz aracılığıyla turşu hazırlıyoruz. Turşularımızın en önemli özelliği, lahanaların dedelerimizden gelen tescilli ata tohumlarıyla yetiştirilmesidir. Bu lahanalar turşu haline getirildiğinde asla erimiyor ve yumuşamıyor, ilk günkü sertliğini koruyor. Doğal ve hiçbir katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan turşularımıza yurt genelinden çok yoğun bir talep var. Kadınlarımız bu yüksek talebi karşılamak için aralıksız üretim yapıyor” dedi.

Kooperatif çalışanı Zeynep Karaaslan da el emeği turşuların yapım aşamalarını ayrıntılarıyla anlatarak, kullanılan tüm ürünleri kendilerinin yetiştirip hazırladığını belirtti. Lahanaları tarladan getirerek yıkayıp temizlediklerini ve doğradıklarını kaydeden Karaaslan, şunları söyledi:

“Turşularımızda tamamen kendi ürettiğimiz doğal sirkeyi ve katkısız kaya tuzunu kullanıyoruz. Malzemeleri bidonlara doldurduktan sonra turşularımızı yaklaşık bir ay boyunca olgunlaşması için bekletiyoruz. Daha sonra çıkarıp lezzetli yemeklerimizin yanında tüketiyoruz. Bizim turşumuz bölgede çok meşhurdur, tamamen el yapımıdır. Dedelerimizden kalan ata tohumuyla yetiştirdiğimiz özel lahanaları kullanıyoruz. Kışın hastalandığımızda bu turşunun suyundan bir bardak içiyoruz. Turşunun ve turşu suyunun sağlığa, bağışıklığa çok iyi geldiğine inanıyoruz. Lahana turşusunun yanı sıra çok özel mor soğan turşusu da yapıyoruz. Soğanları ince ince dilimleyip şişelere doldurarak farklı lezzet çeşitleri hazırlıyoruz.”
Kaynak: www.posta.com.tr